Mol gebelik, üzüm gebeliği de denen ve ender görülen bir kadın hastalığıdır. Mol gebelik nedenleri hakkında kesin bir bilgi olmasa da hastalığın kalıtımsal nedenlerden kaynaklandığı düşünülmektedir.

Döllenme esnasında meydana gelen bir genetik bozukluk hastalığın oluşmasında oldukça önemli yere sahiptir. Döllenme sırasında oluşan anormallikler, rahim içinde anormal dokular oluşmasına neden olur. Normal bir gebelikte, döllenmenin hemen sonrasında trofoblast hücreleri tarafından, sağlıklı bir plesanta üretilir. Fakat kadında mol gebelik ortaya çıkarsa plasenta bir doku yığını haline gelir ve görünüşü tıpkı bir üzüm salkımına benzer. Bu da gebelik sırasında rahimden üzüm tanesine benzer parçaların düşmesine neden olur.

Mol gebelikte beta HCG değeri nedir?

Mol gebelik 2 farklı şekilde görülen bir hastalıktır. Tam mol gebelik ve kısmi mol gebeliği olmak üzere ikiye ayrılan mol gebelik çeşitleri birbirinden farklı semptomlar gösterir. Tam molar gebelikte plasental doku normal görünümdedir ve ultrasonda sıvı dolu şişkin kitleler görünür. Ancak buna rağmen fetüs oluşumu olmaz. Ultrason muayenesinde gebelik kesesi izlenmez. Ancak buna rağmen rahim içinde kar yağdı denen bir görüntü dikkat çeker. İzlenen kitlelerin içleri sıvı ile doludur ve hastanın gebelik kesesi olmamasına rağmen betaHCG değerleri 100.00’in üzerindeki değerlerde seyreder.

Kısmi molar gebelikte ise normal plasenta dokusu görülebilir ve anormal bir görünüm söz konusu değildir. Ultrason muayenesinde doktorunuz mol gebelikten şüphelenir ise plasentayı detaylı biçimde inceleyerek mol gebelik tanısını koyabilir. Kısmi mol gebelikte betaHCG değerleri, tam mol gebelikte olduğu kadar yüksek olmayabilir. Bun nedenle de kısmı mol gebelik tanısı tam molar gebeliğe göre daha zor konulur.

Mol gebelik belirtileri nelerdir?

Mol gebelik belirtileri nelerdir

Mol gebeliğin en sık karşılaştığımız ilk belirtisi ciddi kanamadır. Mol gebelik kanaması tek seferde bir kanama şeklinden çok, ara ara şiddetli kanamalar olarak kendini gösterir. Bunun nedeni rahim içindeki gebelik materyalinin birden çok olmasıdır. Bu nedenle ciddi kanama şikayeti ile hastaneye başvuran hamile kadınlarda mol gebelik teşhisi konulmuş ise hasta zaman kaybetmeden kürtaja alınarak rahimin tüm materyallerden arındırılması gerekir.

Bazı mol gebeliklerde fetüs oluşumu söz konusu olsa da fetüs yaşamını kaybettiğinden dolayı düşük meydana gelir. Hamileliğin ilk haftalarında yaşanan bu durum klasik bir düşük ile karıştırılmamalıdır. Normal bir düşükte tek bir fetüsten bahsedilirken mol gebelikte düşük sık sık tekrarlanır. Kanama ile kendini gösteren mol gebelik düşüğü gerçekte büyümüş, genişlemiş ve tıpkı bir üzüm salkımı görünümü almış hücrelerin rahim dışarı dökülmesidir.

Mol gebeliği benzeri şikayetlerle doktora başvuran kadınlar kanamalarını olduğunu anlatırken üzüm tanesi büyüklüğünde parçalar düşürdüklerini ifade ederler. Bu durum esasında mol gebelik vezikülü dediğimiz oluşumların dışarı atılmasıdır. Kanama her kadında aynı şekilde olmaz ve bazı kadınlar şiddetli kanama yaşarken bazı kadınlar kanamayı daha hafif yaşarlar.

Mol gebelik kesin teşhis edildiğinde hasta acilen kürtaj alınır ve işlemin ardından belirli aralıklarla betaHCG değerleri kontrol edilir. BetaHCG’nin kürtajdan sonra hızla düşmesi beklenir ancak bazı durumlarda değerlerde düşme olmaz. Bu durum akla ilk olarak kanserleşmeyi getirir ve hayati risk taşıdığından dolayı hastaya acilen ileri tetkikler uygulanır. Kanser şüphesi olan hastalarda yapılan ilk işlem akciğer grafisi çekilmesidir.

Mol gebelik sonrası ne yazık ki Gestasyonel trofoblastik neoplazi (GTN) denilen bir kanser türü görülebilmektedir.  GTN tümörü hızlı ilerleyen bir hastalıktır ve bu nedenle vajen ile akciğere metastaz yani sıçrama yapması ihtimali yüksektir. Bu nedenle, mol gebelikte kanser tanısı koymak için akciğer grafisi ile ön tanı oldukça mühimdir.

Gestasyonel trofoblastik neoplazi (GTN) nedir?

Gestasyonel Trofoblastik

Bazı mol gebelikleri, hücre DNA’sında meydana gelen bozulmalar nedeniyle Gestasyonel Trofoblastik Neoplazi adı verilen bir kanser türüne dönüşebilir. Gestasyonel Trofoblastik Neoplazi, rahim içinde tekrarlayabilen ve erken teşhis edilmezse farklı organ ve dokulara metastaz yapabilen bir kanser çeşididir.

Bu nedenle mol gebeliği geçirmiş ancak bir kanser belirtisine rastlanmamış olan hastaların da sık sık kontrol edilmesi gerekir. Çünkü mol gebeliği tekrarlayabilme özelliği oldukça fazla olan bir hastalıktır. Mol gebelik sonrası yeniden hamile kalma için en az 1 yıl beklenmeli ve bu süreçte mutlaka gebelikten koruyucu önlemler alınmalıdır.

Hasta en az 3 ayda bir jinekolojik muayene, ultrason ve gerekli tüm kan testleri ile kontrol edilerek nüks olup olmadığı değerlendirilir.

Gestasyonel trofoblastik neoplazi (GTN) tedavisi nedir?

Mol gebeliği sonrasında hastanın yapılan test ve diğer tüm tetkikleri Gestasyonel trofoblastik neoplaziye işaret ediyorsa tüm vücut MR, Pet CT ve Bilgisayarlı Tomografi gibi görüntüleme yöntemleri ile taranır.

Kanserin metastaz yapıp yapmadığına göre farklı tedavi metotları uygulanır. Gestasyonel trofoblastik neoplazi tedavisi klasik kanser tedavileri gibi kemoterapi ve radyoterapinin kombine şekli olsa da bazen sadece radyoterapi ile tedavi mümkün olabilmektedir.  Gestasyonel trofoblastik neoplazi tedavisinde son derece yüz güldüren sonuçlar alınabilmektedir.

Mol gebelik tedavisi mümkün müdür?

Mol gebelik tedavisi mümkünmü

Normal bir döllenmede, yumurta hücresi içine tek bir sperm hücresinin girmesine izin verir ve sonrasında kendini kapatır. Mol gebelikte ise oosit yani yumurta hücresinin içerisine pek çok sperm hücresi girer ve bu da oosit hücresinin DNA’sını bozar. Her biri 23 kromozomdan oluşun sperm hücrelerinin genetik bilgileri, yumurta hücresinin içinde birleşerek anormal bir oluşum içine girer. Bu da yumurta hücresinin kendine ait DNA’sının yani genetik bilgilerinin tümüyle bozulmasına neden olur.

Normal bir insanın kromozom sayısı 46’dır. Ancak mol gebelikte döllenen embriyonun kromozom sayısı 69’dur. Bu da embriyonun yaşamasını olanaksız kılar. Yani mol gebeliğin doğum ile sonuçlanması gibi bir durum kesinlikle mümkün değildir.

Mol gebelikten sonra ne zaman hamile kalınır?

Mol gebelik sonrası hamilelik için doktorunuz en az 1 yıl beklemenizi isteyecektir. Bu süreçte düzenli kontrolleriniz yapılır ve hastalığın tekrarlayıp tekrarlamadığı sık sık takip edilir. Mol gebelikten sonra hamilelik için en az 1 yıl beklenmemesi yeniden bir mol gebeliği yaşanması riskini arttırır.

Mol gebelik kaçıncı haftada belli olur?

Mol gebeliği yumurta ve sperm hücresin döllenmesinden kısa bir süre sonra fark edilebilir. BetaHCG değerlerinin haftaya göre normal değerlerin üzerinde olması akla ilk olarak çoğul gebeliği ya da mol gebeliği getirir. Ön tanı ultrasonla ile konulabilir ve doktorunuz mol gebelikten şüpheleniyorsa sizden biyopsi alarak patolojide detaylı inceleme isteyebilir. Patoloji sonucuna göre hastalık tanısı netleşirse zaman kaybetmeden gebelik sonlandırılmalıdır.

 

İlginizi çekebileceğimizi düşündüğümüz diğer makalelerimiz:

Hamilelikte Beslenme Önerileri
Hamilelikte Cinsel İlişki
Cinsiyet Belirleme Nedir?

Konu ile alakalı yabancı kaynak:

https://medlineplus.gov/ency/article/000909.htm

 

Detaylı bilgi için Özel Bahçelievler Kadın Hastalıkları ve Doğum Merkezimizi arayarak ulaşabilirsiniz.
Cep Tel: 0532 414 56 66
Ofis Tel: 0212 603 66 54
E-Mail: info@saithalil.com