Ağız ve kadın sağlığı gibi hassas konularda doğru bilgilere ulaşmak, hastaların psikolojik ve fiziksel süreçleri sağlıklı atlatması açısından büyük önem taşır. Toplumda üreme sağlığına dair en çok tabu barındıran konulardan biri olan kürtaj ile ilgili bilinen yanlışlar kadınların tıbbi müdahale almaktan çekinmelerine veya asılsız endişeler yaşamalarına neden olabilmektedir. Özellikle kürtaj olduktan sonra bir daha hamile kalamama, kürtajın meme kanserine neden olması, kürtajın narkozsuz yapılması gibi birçok kulaktan dolma bilgi halk arasında söylenir. Bu durum kadınların müdahale hakkında eksik veya hatalı yönlendirilmesine zemin hazırlar.
Kürtaj, hastane ortamında yapılması gereken steril bir cerrahi prosedürdür. Uzman bir hekim tarafından uygun şartlarda gerçekleştirilen işlemlerin riskleri oldukça düşüktür. Sürece ilişkin kulaktan dolma bilgiler arasında işlem esnasında rahimin kazınması ya da rahim delinmesi gibi olasılığı düşük komplikasyonların sıkça yaşandığı algısı da yer alır. Operasyon esnasında rahim kazınması uygulaması, müdahalenin gerçekleştirilme amacına bağlı olarak değişiklik gösterir. Kelime anlamı olarak rahim içinin temizlenerek gebeliğin sonlandırılması anlamı taşıyan kavram, sadece gebelik sonlandırma için değil bazı durumlarda tanı ve tedavi amacı ile de kullanılır. Sürece dair eksik değerlendirmeler sıklıkla bu noktada belirginleşir.
Yazı İçeriği
Kürtaj İşleminde En Çok Hangi Yöntem Kullanılır?
Kürtaj için son yıllarda en çok vakumlu kürtaj yöntemi kullanılır. Vakumlu kürtaj işlemi öncesinde hastaya anestezi uygulanır ve işlem esnasında kanül adı verilen tek kullanımlık ince plastik bir boru vajina girişine yerleştirilir. Rahim içindeki gebelik kesesi, negatif basınç uygulaması ile hızlıca vakumlanarak dışarı alınır. Kürtaj süresi gebelik haftasına göre değişse de ortalama 5-10 dakika kadar sürer. Kürtaj tamamlandıktan sonra hekim, rahim içini ultrason ile kontrol ederek parça kalıp kalmadığını inceler. Eğer rahim içinde gebelik materyali kalmışsa küret adı verilen alet yardımı ile kalan parçalar da temizlenir ve kürtaj işlemi son bulur. Vakumla kürtaj rahim içi zedelenmesini minimuma indirir ve vakumlu kürtaj sonrası iyileşme süresi normal kürtaja göre oldukça kısadır.
Ancak yukarıda da belirttiğimiz gibi kürtaj her zaman bir hamilelik sonlandırma işlemi için kullanılmaz. Anormal kanama, rahimde saptanan kist, polip gibi yabancı dokular da kürtaj ile alınır ve incelenmek üzere patoloji laboratuvarına gönderilir.
Rahim kalınlaşması yaşayan ve ilaç tedavisine yanıt alınamayan hastalarda ise kürtaj işlemi rahim iç duvarını kazımak için kullanılır. Bu kazıma işlemi hastanın sağlığına yeniden kavuşması için yapılırken gerekli görülürse alınan parçalar incelenerek rahim kanseri ya da diğer kadın hastalıkları açısından değerlendirilir. Ancak hekimin uzmanlığı, tecrübesi de her cerrahi işlemde olduğu gibi kürtaj işleminde de farklı yan etkilerin farklı boyutlarda yaşanmasının değişmez koşuludur.
Yani rahim kazınması, rahimden kist, kitle ya da polip gibi materyallerin çıkartılması; hem tedavi hem de tanı amacı ile kullanılır. Bu açıdan kürtajın hangi amaçla yapıldığını iyi anlamak ve kürtaj esnasında ya da sonrasında meydana gelebilecek komplikasyonları bu şekilde değerlendirmek kürtaj ile ilgili bilinen yanlışlar hakkında hastaların daha doğru bilgiye ulaşmasını sağlayacaktır.
Kürtaj Olduktan Sonra Çocuk Sahibi Olur Muyum?

Hastaların zihnini kurcalayan kürtaj ile ilgili bilinen yanlışlar arasında en sık sorulan konulardan biri de işlem sonrası yeniden gebe kalma ihtimalidir. Kürtaj esnasında sadece gebelik kesesi ve gebelik materyalleri alınır. İşlem sırasında üreme organlarına herhangi bir zarar verecek müdahalede bulunulmaz. İşlemin kurallarına uygun şekilde uzman bir hekim tarafından yapılması durumunda sonrasında hamile kalamama gibi bir risk söz konusu değildir. Birçok kez bu operasyonu geçirmesine rağmen normal yollarla hamile kalan kadınların sayısı oldukça fazladır.
Operasyon sonrası yeniden hamile kalmak için rahim dokusunun toparlanması adına gerekli olan süre beklenmelidir. İyileşme sürecinin uzunluğu hastanın işlem sonrası uyulması gereken kurallara ne kadar riayet ettiği ile doğrudan alakalıdır. Küvet, deniz, havuz gibi ortak kullanım alanlarından uzak durulması, kanama devam ettiği sürece ayakta duş alınması ve cinsel ilişki yasağına uyulması gibi konularda hekimin uyarıları ne kadar dikkate alınırsa, toparlanma süreci de o kadar hızlı ve sağlıklı olacaktır.
Müdahale sonrasında enfeksiyon riski her zaman mevcuttur ve hekiminiz bu riski en aza indirmek için operasyon sonrasında antibiyotik tedavisi uygulayacaktır. Hekiminizin verdiği ilaçları doğru kullanmanız da ileride yeniden gebe kalabilmek için büyük öneme sahiptir. Bunun nedeni enfeksiyon gelişiminin nadiren de olsa üreme organlarında yapışıklık adı verilen durumlara yol açabilmesidir. Tüplerde ya da rahimde yapışıklık geliştiğinde sperm hücreleri doğru şekilde ilerleyemez ve infertilite yani kısırlık meydana gelebilir. Bu gibi durumlar ekstra tedaviler gerektirir. Alınması gereken tüm önlemlere dikkat etmek bu aşamada en sağlıklı karar olacaktır.
Düşük İlacı İle Gebeliğime Son Verebilir Miyim?

Toplum içerisindeki kürtaj ile ilgili bilinen yanlışlar arasında en çok merak edilen konulardan biri de evde düşük hapı kullanarak işlemsiz gebelik sonlandırma fikridir. Çeşitli nedenlerden dolayı kliniğe başvurmaktan çekinen kadınlar kulaktan dolma evde düşük yapma yöntemlerine başvurabilmektedir. Düşük hapı, tıbbi gereklilik belirdiğinde ve ileri haftalarda sadece doktor kontrolünde müdahaleyi kolaylaştırmak amacıyla kullanılan bir ilaçtır. Yasal sınırın aşıldığı ancak gebeliğin anne hayatını riske attığı, bebeğin anne karnında vefat ettiği veya ciddi gelişimsel bozuklukların saptandığı klinik durumlarda süreç doktor denetiminde başlatılır.
Gelişmiş gebelik haftalarında cerrahi müdahalenin getireceği yükü azaltmak adına doktor uygun görürse ilave medikal destek vererek işlem süresini ve zorluğunu azaltır. Bilgilendirme süreçlerinde kürtaj ile ilgili bilinen yanlışlar olarak vurgulanan en temel nokta, bu tür ilaçların reçetesiz veya doktor denetimi dışında asla temin edilemeyeceğidir. İnternette ya da eczanelerde düşük ilacı satışı yapılması yasal ve tıbbi açıdan mümkün değildir.
Kürtaj İşleminde Lokal Anestezi Uygun mu?
Halk arasında kürtaj ile ilgili bilinen yanlışlar değerlendirilirken anestezi seçiminin hastaya etkileri sıklıkla karıştırılır. Müdahale için sıklıkla sedasyon destekli genel anestezi tercih edilir. Buradaki anestezi türü, büyük cerrahi operasyonlarda uygulanan derin narkoz değildir. Sedasyon tekniğinde hasta işlem boyunca herhangi bir acı veya rahatsızlık hissetmez, işlem bitiminde kısa sürede bilinci yerine gelir. Dinlenme odasında takibi yapılan hasta 1-2 saat içinde taburcu edilir.
Lokal anestezi uygulamasında ise rahim ağzı bölgesine uyuşturucu iğneler yapılır. İşlem sırasında hasta uyanıktır ve ağrı eşiğine bağlı olarak hafif kramp veya çekilme hissi algılayabilir. Müdahalenin psikolojik boyutu da göz önüne alınarak lokal ya da sedasyon seçimini hasta hekimiyle değerlendirmeli ve kararını buna göre vermelidir.
Muayenehanede Kürtaj Olabilir Miyim?
Müdahalenin gerçekleştirileceği ortamın hijyen standartlarına sahip, tam teşekküllü bir klinik ya da hastane ortamı olması şarttır. Her ne kadar tıbbi riskler minimize edilse de nadiren öngörülemeyen durumlarla karşılaşılabilir. Hastanın kullanılan ilaçlara karşı bilinmeyen bir alerjik reaksiyon geliştirmesi veya işlem esnasında kanama kontrolünün zorlaşması gibi risklere karşı donanımlı müdahale imkanı sunan alanların tercih edilmesi en güvenli yoldur.
Gebelik Testi Pozitif Çıkınca Kürtaj Olabilir Miyim?
Korunmasız ilişki sonrasında gebelik testi pozitif çıkan kişilerin ilk tepkisi zaman kaybetmeden müdahale yaptırmak olabilmektedir. Bu aşamada kürtaj ile ilgili bilinen yanlışlar bilgi eksikliğinden kaynaklı acil hamleler yapılmasına yol açabilir. Test sonucu pozitif çıkar çıkmaz aynı gün müdahale yapılmasını talep eden hastalar bulunmaktadır. Ancak güvenli bir operasyon gerçekleştirilmesi için gebelik kesesinin ultrasonografik muayenede net olarak izlenmesi gerekir. Bu durum da genellikle gebeliğin 5 ile 6. haftalarından itibaren mümkün hale gelmektedir.
Kürtaj Sonrası Kanama Olması Normal midir?
Operasyon tamamlandıktan sonraki süreçte yaşanan bedensel değişimler hastalar tarafından endişeyle karşılanabilir. Sürece dair kürtaj ile ilgili bilinen yanlışlar arasında müdahale biter bitmez kanamanın tamamen kesilmesi gerektiği inancı yer alır. Oysa rahim iç dokusunun kendini yenileme aşamasında hafif düzeyde kanamalar veya lekelenmeler yaşanması oldukça beklenen bir durumdur.
Müdahale sonrası ilk günlerde başlayan lekelenme ve kramplar genellikle bir iki hafta içerisinde azalarak kaybolur. Bu süreçte dikkat edilmesi gereken hususlar şunlardır:
- Yoğun ve pıhtılı kanamalar görüldüğünde vakit kaybetmeden hekime başvurulmalıdır.
- Tampon kullanımı enfeksiyon riskini artırabileceği için hijyenik pedler tercih edilmelidir.
- Hafif kasık ağrıları için hekimin reçete ettiği ağrı kesiciler düzenli kullanılmalıdır.
Kürtaj Sonrası Ağrı Çok Şiddetli olur mu?
Müdahale sonrasında yoğun ve dayanılmaz ağrılar yaşanacağı düşüncesi kulaktan dolma bilgiler arasında sıklıkla dile getirilir. Vakumlu yöntemlerle gerçekleştirilen operasyonlardan sonra hastaların büyük çoğunluğu sadece adet sancısına benzer hafif kramplar hissederler.
Şiddetli ve ağrı kesicilere yanıt vermeyen kramplar nadiren gelişir ve bu durum mutlaka hekim değerlendirmesi gerektirir. Süreci konforlu atlatmak için uygulanan yöntemler şunlardır:
- İşlem sonrasında kasık bölgesine hafif sıcak uygulamaları yapmak (aşırı sıcak olmamak şartıyla).
- Doktor tarafından verilen kas gevşetici ve analjezik ilaçları aksatmamak.
- Operasyon günü ağır fiziki aktivitelerden kaçınarak dinlenmek.
Kürtaj Ameliyatı Meme Kanseri Riski Yaratır mı?
Toplumda bilgi kirliliği nedeniyle yayılan endişelerden biri de gebelik sonlandırma işlemlerinin ilerleyen yıllarda meme kanserine yol açacağı iddiasıdır. Tıp dünyasında yapılan geniş kapsamlı bilimsel araştırmalar ve klinik çalışmalar, gebelik sonlandırma operasyonları ile meme kanseri gelişimi arasında hiçbir biyolojik veya istatistiki bağ bulunmadığını net bir şekilde ortaya koymuştur.
Hormonal dengenin işlem sonrasında hızla eski haline dönmesi vücudun doğal mekanizmasıdır. Bu tür asılsız iddialara itibar etmek yerine kadınların rutin meme muayenelerini ve mamografi kontrollerini aksatmamaları genel sağlık açısından en doğru yaklaşımdır.
Kürtaj Sonrası İlk Adet Ne Zaman Olur?
Operasyon sonrasında vücudun hormonal dengesinin ve üreme sisteminin normale dönme süresi kişiden kişiye farklılık gösterebilir. Genellikle müdahale gününden itibaren hesaplanan 4 ila 6 haftalık zaman dilimi içerisinde ilk adet kanaması gerçekleşir.
Bu süreçte dikkat edilecek klinik detaylar şunlardır:
Hormonal İyileşme Düzeni
Vücut gebelik hormonlarını sıfırladıktan sonra yumurtlama döngüsünü yeniden başlatır. İlk adet kanaması normalden bir miktar daha az veya daha yoğun gerçekleşebilir.
Gecikme Durumunda Hekim Kontrolü
Operasyondan sonra 6 hafta geçmesine rağmen adet kanaması başlamamışsa mutlaka ultrason muayenesi yapılarak rahim içi dokular ve hormonal durum değerlendirilmelidir.
Korunma Yöntemlerine Başlama
Yumurtlama ilk adet kanamasından önce de gerçekleşebileceği için gebelik istenmiyorsa operasyonun hemen ardından uygun doğum kontrol yöntemlerine başlanmalıdır.
Kürtaj Sonrası Enfeksiyon Belirtileri Nelerdir?
Steril şartlarda yapılan operasyonlarda risk düşük olsa da hastanın hijyen kurallarına dikkat etmemesi veya ilaçlarını aksatması durumunda enfeksiyon tablosu gelişebilir. Enfeksiyonun erken fark edilmesi rahim sağlığını korumak adına kritik önem taşır.
Gelişebilecek enfeksiyon durumlarında beliren başlıca bulgular şunlardır:
- Kötü kokulu ve anormal renkli vajinal akıntı varlığı.
- Ateşin 38 derecenin üzerine çıkması ve titreme hissi.
- Alt karın bölgesinde giderek şiddetlenen ve kesilmeyen ağrı.
- Genel halsizlik ve mide bulantısı şikayetlerinin belirmesi.
Kürtaj Yasal Süresi Kaç Haftadır?
Ülkemizdeki hukuki düzenlemelere göre isteğe bağlı gebelik sonlandırma işlemlerinde yasal sınır gebeliğin 10. haftasına kadardır. Gebelik haftası hesaplanırken son adet tarihinin ilk günü esas alınır ve kesin değerlendirme ultrason muayenesi ile yapılır.
İsteğe bağlı durumlarda 10 haftayı geçen gebeliklerde tıbbi zorunluluk bulunmadıkça işlem yapılması yasal olarak mümkün değildir. Ancak anne hayatını tehdit eden bir sağlık sorunu varlığında veya bebekte yaşamla bağdaşmayan ağır bir sakatlık saptandığında, heyet raporu doğrultusunda ileri haftalarda da tıbbi tahliye gerçekleştirilebilir.
Evli Kadınlarda Eş Onayı Şart mıdır?
Yasal mevzuata göre 10 haftadan küçük gebeliklerde evli olan kadınların gebelik sonlandırma işlemi yaptırabilmesi için eşlerinin yazılı onayı gerekmektedir. Reşit ve bekar olan kadınlar ise kendi özgür iradeleri ile müdahale kararını verebilirler ve kimseden onay alma zorunlulukları bulunmaz.
18 yaşından küçük bireylerde veli onayı aranırken, 15 yaş altındaki durumlarda durum adli mercilere bildirilir. Tüm bu yasal çerçeve hem kadının sağlığını hem de hukuki süreçleri korumak amacıyla düzenlenmiştir.
Detaylı bilgi için Bahçelievler Kürtaj Merkezimizi arayarak ulaşabilirsiniz.
Cep Tel: 0532 414 56 66
Ofis Tel: 0212 603 66 54
E-Mail: [email protected]