Tüp bebek tedavisi günümüzde yardımcı üreme teknikleri arasında en çok tercih edilenlerden biridir. Başarı oranı son derece yüksek olan bu tedavi yöntemi ile çok sayıda çiftin bebek sahibi olma hayali gerçeğe dönüşüyor. Elbette bu tedavi % 100 başarı garantisi veremez. Her ne kadar başarı oranı yüksek olsa da tüp bebek tedavisinin sonucunu etkileyen pek çok faktör bulunduğunu da asla göz ardı etmemek gerekiyor. Tüp bebek tedavisinde başarıyı etkileyen unsurlar arasında en çok plana çıkanlara hemen detaylı bir şekilde değinelim.

Sperm

sperm

Elbette tüp bebek tedavisinde başarının etkilenmesine yol açan faktörlerin başında sperm hücreleri gerekiyor. Sperm ile alakalı olan ve tüp bebek tedavisinin başarısını etkileyen unsurları ise şu şekilde sıralayabiliriz:

  • Sperm sayısının normal orandan çok daha düşük olması
  • Spermin kalitesinin beklenenden daha düşük olması
  • Spermin morfolojik yapısının sağlıklı olup olmadığı
  • Spermin hareket kabiliyetinin fazla olması
  • Spermin çekim gücünün fazla olması

Yukarıda sıraladığımız unsurlardan sadece biri bile uygulanan tüp bebek tedavisini etkisi altına alabiliyor ve başarı oranlarına da yansıyor. Bu tedavide spermiyogram testi de gerçekleştiriliyor. Bu test sayesinde spermlerin tedavideki görevlerini yerine getirme olasılığının da incelenmesi mümkün olabiliyor. Dolayısıyla tüp bebek tedavisine başlanmadan önce spermden kaynaklanan problemlerin tespit edilmesi sağlandığından bu sorunlara yönelik bir tedavinin uygulanması da söz konusu olabiliyor. Şayet spermden kaynaklanan bazı sorunlar varsa ve tüp bebek tedavisi öncesinde bu test yapılmazsa, tedavinin başarı oranının çok daha düşük olabileceğini belirtebiliriz.

Hormonal Dengesizlikler

Tahmin edilebileceği gibi hormon seviyeleri tüp bebek tedavisi ile doğrudan alakalıdır. Hormonal problemler yumurtanın çatlayarak döllenmeye hazır hale gelmesini, rahmin bebek için hazırlanmasını kısacası tüm gebelik sürecini yakından etkiliyor. Bu dengesizlikler, döllenme meydana gelse bile rahim içi dokuların hazır olmamasından kaynaklı olarak sağlıklı bir gebelik oluşmasını da zorlaştırıyor. Prolaktin hormonunun yüksek olması, tiroid problemlerinin bulunması ya da polikistik over sendromu gibi durumlarda vücudun hormon dengesinde de bozulmalar olabiliyor. Dolayısıyla tüp bebek tedavisinin başarısı da olumsuz yönde etkileniyor.

Bunu önlemek adına tüp bebek tedavisine başlanmadan önce hormon testi yapılabilir. Kişide hormon dengesizlikleri mevcutsa tedavi uygulanır ve sonrasında tüp bebek tedavisi aşamasına geçilebilir. Kimi zaman hormon dengesizlikleri tedavide özellikle de ilk zamanlarda sorun olarak değerlendirilmiyor. Ancak ilerleyen dönemlerde düşük gibi sonuçlara da yol açabilen bir problemdir. İşte bu nedenle tüp bebek tedavisine başlanmadan önce mutlaka önlem alınması gerekiyor. Bunun için de hormon testi yapılması ve kişinin hormon değerlerinin gözden geçirilmesi gerekir.

Assisted Hatching (Embriyo Traşlama)

Bu işlem embriyonun transferinden önce çevre zarın mekanik anlamda inceltilmesidir. Lazer yardımı ile embriyoyu çevreleyen zarın bir miktar inceltilmesi ‘yardımcı tomurcuklanma’ olarak da adlandırılır. Tüp bebek tedavisinde embriyo transferinden önce bu işlemin yapılması, transfer edilen embriyonun rahme tutunmasını da kolaylaştırıyor.

Yumurta Dondurma

Yumurtalarda belirli bir kalitenin gözlemlenebilmesi için kadınların genç olduğu yaşlarda toplanması önemlidir. Her ne kadar bu her zaman mümkün olmasa da genç yaşta yumurta toplanması ve embriyonun dondurulması tüp bebek tedavisinin başarısını da olumlu yönde etkiliyor. Kadınlarda yaşın ilerlemesine bağlı olarak yumurta kalitesinin de düştüğünü unutmamak gerekir. İleri yaşlarda hamilelik planlayan kadınlar embriyo dondurma işleminden faydalanabilir. Bu işlemden kanser tedavisi görecek olan kadınların da faydalanabileceğini söyleyebiliriz. Embriyo dondurma işlemi tüp bebek tedavisinde başarıyı yükseltir.

Bu işlemde genç olan yumurta hücreleri toplanıyor ve sonrasında kadının bebek sahibi olmak istediği dönemde uygulanan tüp bebek tedavisinde kullanılıyor. Yumurta hücrelerinin genç olması tüp bebek tedavisinde başarıyı etkileyen önemli unsurlardan biridir. Kadınların 30 yaş sonrasında gebelik planlaması varsa yumurta dondurma işlemini daha yakından incelemelerinde fayda olacaktır.

Kişinin Yaşı ve Kilosu

Kilonun tüp bebek tedavisinde ya da doğal yolla hamile kalma noktasında etkili olmadığı düşünülüyor. Ancak aşırı kilolu olmak ya da aşırı zayıf olmak hamile kalmanın önündeki engellerden biridir. Bu durumun tüp bebek tedavisinin başarısında da geçerli olduğunu belirtmemiz gerekiyor. Kadınların hamilelik planlamasından önce ideal kiloya ulaşmaları son derece önemlidir. Tüp bebek tedavisine başlamadan önce de ideal kilo aralığında olunması gerekir. Aksi halde aşırı kilolu ya da aşırı zayıf olmaktan kaynaklı olarak kişinin doğurganlığı da olumsuz yönde etkilenecektir. Vücut kitle indeksinin ideal düzeyde olması ve sonrasında gebelik planlamasının yapılması çok daha doğru olacaktır.

Elbette yaş faktörünün de dikkate almak gerekiyor. Kadınlarda yaşın ilerlemesine bağlı olarak doğurganlık özelliği de azalır. Özellikle rahim, yumurtalıklar ve erkeklerde de sperm üretimi ile ilgili bazı sıkıntılar yaşanmaya başlar. Bunun temelinde yatan unsur ise yaşın ilerlemesi ile beraber organların üretkenliğinin de azalmasıdır. Bu durum hem doğal yolla gebeliği hem de tüp bebek tedavisinin başarılı sonuçlanmasını etkileyebiliyor. Kadınların en üretken oldukları yaş aralığının 20 – 30 arası olduğunu söyleyebiliriz. 35 yaş sonrasında ise yumurtalarda azalma başlar. 40’lı yaşlara gelindiğinde ise tüp bebek tedavisinin başarı oranları da artık daha düşük olur.

Stres Faktörü

Çoğu zaman göz ardı ediliyor olsa da stres faktörünün son derece önemli olduğunu unutmamak gerekir. Zira stresli bir yaşam sürmek, tek başına tüp bebek tedavisinin başarısız olmasına yol açabilecek kadar mühimdir. Aynı zamanda çiftler tarafından da en çok önemsiz görülen unsur stres oluyor. Hem kadınlarda hem de erkeklerde yoğun stres, üreme hücresi üretiminin azalması anlamına geliyor. Hem yumurta hem de sperm hücresi kalitesinin düştüğünü de belirtmek gerekiyor. Bununla birlikte stres altında olan kişilerin hormon dengesinde de bozulmalar meydana gelebilir. Hormon dengesinin tüp bebek tedavisinin başarısında ne denli etkili olduğunu daha önce aktarmıştık. Bu açıdan bakıldığında da mutlaka stresten uzak bir yaşam sürmek gerekiyor. Kimi zaman yoğun iş hayatı gibi unsurlardan arınmak mümkün olmayabilir. Ancak stresle baş etmenin yolları öğrenilebilir ve bu yolla çiftler vücutlarının aşırı stres tarafından kuşatılmasını önleyebilir.

Psikolojik Destek

Çiftlerin tüp bebek tedavisi sürecinde psikolojik destek almaları da tedaviyi olumlu yönde etkiliyor. Gereksiz streslerden arınmak ve bu sürecin daha rahat atlatılmasını sağlamak adına psikolojik terapilerden de faydalanılabilir. Özellikle kadınların tüp bebek tedavisinde eşlerinin ve çevrelerinin desteğine ihtiyacı olabilir. Bu noktada psikolojik danışmanlık hizmetlerinden de faydalanılabilir.

Rahim Anomalileri

Yaşın ilerlemesiyle birlikte kadınlarda rahim ile alakalı sorunların yaşanma olasılığı da yükseliyor. Tahmin dilebileceği gibi bu durum tüp bebek tedavisinin başarısını da olumsuz yönde etkiler. Yaşanan sorunlar arasında en yaygın görülenleri şu şekilde sıralayabiliriz:

  • Rahim içi yapışıklık
  • Rahimde miyom olması
  • Rahimde polip olması

Bu problemlerin mevcut olup olmadığının tespit edilmesi için tüp bebek tedavisine başlanmadan önce bazı tetkiklerin yapılması gerekiyor. Ultrason gibi görüntüleme tetkikleri yardımı ile söz konusu sorunların olup olmadığının belirlenmesi sağlanır. Rahim içi yapışıklık durumunun mevcudiyeti ise rahim filmi çekilerek anlaşılıyor. HSG olarak da adlandırılan rahim filmi ile rahim içinde anormal bir durumun olup olmadığının anlaşılması da mümkün olabilir.

İlginizi çekebilir –> Tüp Bebek Tedavisinde Kullanılan İlaçlar

Histeroskopi (H/S)

Tüp bebek tedavisinin 1 ya da 2 kez denenmesine karşın başarısız olursa bu durumda histeroskopi işleminin yapılmasında fayda olacaktır. Bu sayede rahim içinin detaylı bir şekilde incelenmesi sağlanır. Bu sayede gebeliği önleyebilecek bir problem olup olmadığının tespit edilmesi de mümkün olabilir. Bu işlemde rahim içi ve tüplerin rahme açılan bölümü optik kameralar yardımıyla incelenir. İşlemde vajinal yoldan girilir ve bu nedenle cilde kesi uygulanmaz. Yani histeroskopi bir ameliyat değildir. Hastaya bu işlemin yapılması da olası problemlerin tespitini sağladığından tüp bebek tedavisinde başarıyı artırır.

Göz atın –> Dondurulmuş Embriyo Transferi

Vajinal Enfeksiyonlar

Vajinal kontroller son derece önemlidir. Tüp bebek tedavisinden faydalanmak ve gebelik elde etmek isteyen kadınların da mutlaka vajinal kontrollerini düzenli olarak yaptırması gerekiyor. Zira vajinada mevcut olan enfeksiyonlar, bakteriler, parazitler ya da mantarlar da tüp bebek tedavisinin başarısını olumsuz yönde etkiler.  Aynı zamanda bu sorunlar kadınlarda ciddi şikayetlere de yol açabilir. Vajinal enfeksiyonların cinsel ilişki ile erkeklere de geçebildiğini belirtmemiz gerekiyor. Dolayısıyla erkeklere geçmesi halinde spermler de bundan olumsuz etkilenecektir. Kadınlarda ise vajina kanalının iltihaplanması ya da vajinanın, rahmin çeşitli hastalıklara açık bir hale gelmesi de ortaya çıkabilecek sorunlar arasında yer alıyor. Şayet enfeksiyon varsa mutlaka tedavi yapılması ve tedavi sonrasında tüp bebek aşamasına geçilmesi önemlidir. Konuya dair sorularınızı yorum bölümüne yazabilirsiniz.

Bilgi sahibi olun –> Tüp Bebek Tedavisinde Sıkça Sorulan Sorular

 

Detaylı bilgi için Özel Bahçelievler Kadın Hastalıkları ve Doğum Merkezimizi arayarak ulaşabilirsiniz.
Cep Tel: 0532 414 56 66
Ofis Tel: 0212 603 66 54
E-Mail: info@saithalil.com