Kürtaj işleminin riskleri her cerrahi operasyonda olduğu gibi nadiren de olsa karşımıza çıkar. Kürtaj sırasında ya da sonrasında yaşanabilme olasılığı olan riskler, gerekli önlemler alındığı taktirde çoğu zaman kontrol altına alınabilen yan etkilerdir. Uzman bir hekim tarafından yapılan kürtaj işlemi hem işlemin kolay ve başarılı geçmesini hem de işlemden sonra kadının çok daha hızlı iyileşmesine olanak tanır.
Yazı İçeriği
Kürtaj İşleminin Riskleri Ve Olası Zararları
Kürtaj işleminin riskleri ve zararları ihtimale dayalıdır ve görülme sıklığı doğru yöntemler kullanıldığında son derece azdır. Ancak bu olasılıkların bilinmesi gereklidir.
Rahim Delinmesi (Perforasyon)
Gebelik, rahim dokusunun normal zamandan daha yumuşak olmasına neden olur. Bu da rahime yapılan müdahalelerin normal zamandan çok daha dikkatli yapılması gerekliğini getirir. Kürtajda rahim delinmesi ihtimali gebelik haftasının büyüklüğü ile orantılıdır. Yani gebelik ne kadar büyük ise kürtajda rahmin delinmesi olasılığı da o kadar yüksek olur.
İşlem esnasında rahim delinmesi küçük bir alan ile sınırlı ve kontrollü bir kanama ise düzenli takip edilir. Genelde ek bir tedaviye gerek kalmadan kürtaj sonrası rahimin kendisini toplaması sürecinde yara iyileşir. Ancak kürtajda rahim yırtılması derin ve büyükse aynı zamanda şiddetli kanama yapıyorsa, hasta derhal ameliyata alınarak rahim onarılmalıdır.
Kürtaj Sonrası Enfeksiyon

Kürtajdan sonra enfeksiyon görülme ihtimali de kürtaj işleminin riskleri arasında yer alır. İşlemin steril olmayan bir ortamda yapılması ya da kişinin gerekli önlemleri ihmal etmesi durumunda sıklıkla görülebilen bir komplikasyondur. Kürtaj sonrasında antibiyotik tedavisi uygulanarak enfeksiyon riski azaltılır.
Kürtaj sonrasında enfeksiyon oluşması fallop tüplerinde hasar meydana gelmesine ya da rahim yapışıklığına neden olur. Bu da kürtaj sonrası kısırlık görülmesine neden olabilmektedir. Bunun için ilaçların doğru şekilde kullanılması önemlidir.
Kürtaj Sonrası Parça Kalması (Rest Plasenta)
Kürtaj işleminin riskleri arasında rahimde parça kalması sonucu şiddetli kanama ve ağrı oluşur özelikle vakumlu kürtajda rahimde parça kalması riski oldukça azdır. Cerrahi kürtajda ise rahimde plasenta parçası kalması vakum ile kürtaj işlemine göre daha sık görülür.
Kürtajdan sonra rahimde parça kalmasının tedavisi ikinci bir kez kürtaj yapılmasıdır.
Rahim İçi Kan Birikmesi (Hematometra)
Kürtajdan işleminin riskleri arasında en nadir görülen komplikasyonlardan biri hematom yani rahimde kan birikmesidir. Kişide şiddetli ağrılara yol açan bu durumun nedeni rahmin toplanmadan kapanması ve dışa akması gereken kanın rahim içinde birikmesidir. Rahim içinde kan birikmesinin tedavisi hekim tarafından yapılan müdahale ile kanın dışarı akıtılmasını sağlamaktır.
Kürtajın Başarısız Olması
Kürtaj için yapılması gereken tüm tetkikler tamamlanır ve anestezi uygulandıktan sonra işleme başlanır. Ancak bazı kadınlarda kürtaj yapılması için rahim ağzı açılamaz. Rahim ağzının açılamamasının nedenleri arasında daha önce rahim içine yapılan müdahalelerdir. Rahim ağzı yaraları, sezaryen ameliyatlar, rahimde doğuştan kaynaklı şekil bozuklukları, çift rahimli olma gibi anomaliler kürtajın yapılamamasına neden olur. Kürtaj işleminin riskleri arasında nadiren bu tür sorunlar işlemin yapılamamasına neden olabilmektedir.
Rahim içi Yapışıklık Sendromu (Asherman)
Kürtaj sonrası kısırlık meydana gelmesine neden olan asherman sendromu, rahim duvarlarının birbirine yapışması sonucu meydana gelir. Bu durum kürtaj, steril ve doğru şekilde yapılmaz ise en sık karşılaşılan kürtaj işleminin riskleri arasında yer alır. Bazı kadınlarda doğuştan olan bu durum çoğunlukla önceden yapılan rahim operasyonlarında yeteri kadar titiz davranılmaması ile ilgilidir. Yapışıklık sendromundan kadın adet göremez ve sendroma neden olan en büyük etken kürtaj sonrası enfeksiyondur. Rahim yapışıklığının tedavisi için spiral ve hormon ilaçları kullanılır.
Konu ile alakalı dış kaynak: https://www.invitra.com/en/asherman-syndrome/
Kürtajda Gebeliğin Sonlandırılamaması
Kürtaj sonrası hamileliğin devam etmesi, sıklıkla gebeliğin 5. haftasından önce yapılan kürtajlarda meydana gelmektedir. Gebelik kesesi rahim içinde görüntülenemeden yapılması durumunda gebelik alınamayabilir ve kürtaj işleminin riskleri arasında yer alan bu gibi durumlarda, hastanın ikinci kez kürtaj olması gerekebilir. Bu nedenle doktorunuzun belirttiği süre beklenmelidir.
Kürtaj Sonrası Rahim İçinde Parça Kalması
Kürtaj esnasında rahim içindeki gebelik kesesi alınır ve ultrason ile rahim içinde parça kalıp kalmadığı incelenir. Rahim içinde plasenta parçası kalmış ise hekim küret adı verilen kürtaj aleti yardımı ile parçayı temizler ve işlemi sonlandırır.
Kürtajdan sonra rahimde parça kaldığı anlaşılmaz ise kadında kürtaj sonrası aşırı kanama, şiddetli ağrı ve kramp görülebilir. Kürtaj sonrası yan etkiler beklenen fazla ya da farklı ise mutlaka işlemi yapan hekime danışılmalıdır.
Yan etkilerin fazla olması durumunda yapılan muayenede rahim içinde parça saptanırsa ikinci kez kürtaj yapılması ve rahmin temizlenmesi gerekir. Bu durum kürtaj işleminin riskleri içinde nadir de olsa yaşanabilen bir durumdur.
Kürtaj Esnasında Rahim Delinmesi
Kürtaj sırasında rahim delinmesi nadir görülen bir durumdur. Rahmin delinmesi tıpta uterin perforasyon olarak adlandırılır. Rahim delinmesi sonucunda kanama, mesanede ya da bağırsakta yaralanma meydana gelmesi, büyük damarların yaralanmaları gibi istenmeyen durumlara neden olur. Kürtaj işlemi sırasında rahim delinmesinin nedenleri arasında kürtaj aletlerinin rahim içinde fazla ilerletilmesi ya da yanlış kullanılması gibi sebepler bulunur.
Enfeksiyon ve Kanamalar

Kürtajdan sonra enfeksiyon gelişmesi diğer komplikasyonlara göre daha fazladır. Kürtaj sonrasında enfeksiyon gelişmesini engellemek için hekiminiz size antibiyotik tedavisi verir ve bazı kısa süreli yasaklar uygulamanızı tavsiye eder.
Kürtaj sonrası enfeksiyondan korunmak için kürtaj sonrası kontrole kadar cinsel ilişkiden uzak durulmalıdır. Kürtaj sonrası cinsel ilişki yasağı rahimin kendini toparlama süreci için önemlidir. kürtaj işleminin riskleri gerekli kurallara uyulduğu takdirde azaltılabilen risklerdir.
Kürtaj sonrası duş almak için beklenmesi gerekmez aynı gün duş almak mümkündür oturarak değil ancak ayakta duş alınması gerekir. Aynı zamanda havuz, deniz, jakuzi gibi enfeksiyon riski barındıran yerlerden uzak durulması gerekir.
Kürtaj sonrası kanama da sık görülen bir yan etkidir. Kürtajdan sonra kanama için çoğunlukla ek bir tedaviye gerek kalmaz ve kanama kendiliğinden geçer. Bazı durumlarda kürtajdan sonra kanama olmaması da görülebilir ve bu durum normal kabul edilen bir durumdur. İşlem sonrasına azalarak kaybolan bir kanama yaşayabilirsiniz ve bu kanama pıhtılı olabilir. Ancak aniden ortaya çıkan şiddetli kanama, kanamanın büyük parçalar halinde pıhtılı olması gibi durumlar rahimde parça kalmış olabileceğinin belirtisidir. İşlem sırasında rahimde ufak bir gebelik materyali kalması bile kürtaj işleminin riskleri arasında yer alır.
İleri Yaş Grubundaki Kadınlarda Kürtaj İşleminin Riskleri Nelerdir?
Gebelik sonlandırma prosedürleri her yaş grubunda güvenle uygulanabilse de, otuz beş yaş ve üzeri kadınlarda anatomik ve fizyolojik farklılıklar devreye girmektedir. İleri yaş grubunda rahim kaslarının esnekliğini yıllar içinde bir miktar kaybetmesi, operasyon sırasında rahim duvarının zedelenme veya delinme (perforasyon) ihtimalini biyolojik olarak artırabilmektedir.
Bu yaş grubunda hücresel iyileşme hızının genç hastalara kıyasla daha yavaş olması da kürtaj işleminin riskleri arasında dikkatle değerlendirilmelidir. İleri yaş hastalarında bu komplikasyonları minimuma indirmek için operasyon öncesinde detaylı testler yapılmalı ve aşağıdaki önlemler mutlaka alınmalıdır:
-
Kronik hipertansiyon veya diyabet gibi yara iyileşmesini ciddi şekilde geciktiren sistemik hastalıkların operasyon öncesinde tamamen dengelenmesi.
-
Kanama durdurucu fizyolojik mekanizmaların yaşa bağlı olarak zayıflaması ihtimaline karşı pıhtılaşma testlerinin (koagülasyon paneli) eksiksiz yapılması.
-
Operasyon sonrasında rahim toparlayıcı (uterotonik) ilaçların doktor gözetiminde çok daha uzun süre ve büyük bir titizlikle kullanılması.
Kürtaj İşleminin Riskleri Arasında Psikolojik Travmanın Yeri Nedir?
Tıbbi tahliye sürecinde klinisyenler genellikle sadece fizyolojik komplikasyonlara odaklanırken, hastanın yaşayabileceği derin zihinsel ve ruhsal sarsıntılar çoğunlukla göz ardı edilmektedir. Özellikle istenmeyen gebelikler, partner zorlaması veya tıbbi zorunluluklarla alınan sonlandırma kararları, kadınların psikolojisinde kalıcı ve yıkıcı duygusal hasarlar bırakma potansiyeline sahiptir.
Bedensel iyileşme birkaç gün veya hafta içinde tamamlansa dahi, kürtaj işleminin riskleri bağlamında değerlendirilen travma sonrası stres bozukluğu aylar boyunca sinsi bir şekilde devam edebilir. Bu zorlu süreci atlatmak için bedensel onarım kadar ruhsal onarıma da önem verilmeli ve yaşanan duygusal çöküntü asla hafife alınmamalıdır.
Ani Hormonal Değişimlerin Etkisi
Gebeliğin tıbbi müdahaleyle aniden sonlanmasıyla birlikte, vücuttaki gebelik hormonları (Beta HCG ve progesteron) hızla dibe vurur. Bu keskin biyokimyasal dalgalanma, kadında lohusalık hüznüne benzer şekilde nedensiz ağlama krizlerine, yoğun anksiyeteye ve geçici klinik depresyona yol açabilir.
Sosyal Çevre Ve Suçluluk Duygusu
Gizlilik endişesi ve toplum baskısı, kadının hissettiği yoğun kederi yakın çevresiyle paylaşmasını engelleyerek içsel ve derin bir yalnızlık yaratır. Dışa vurulamayan bu suçluluk veya pişmanlık duygusu, zamanla psikosomatik bedensel ağrılara ve kronik uyku bozukluklarına dönüşerek genel sağlığı derinden etkiler.
Kan Uyuşmazlığı Durumunda Kürtaj İşleminin Riskleri Nasıl Önlenir?
Eşler arasında kan uyuşmazlığı (anne Rh negatif, baba Rh pozitif) bulunması, sadece normal doğumu değil aynı zamanda gebelik sonlandırma prosedürlerini de yakından ilgilendiren hayati bir tıbbi durumdur. Cerrahi müdahale sırasında bebeğe ait çok az miktarda pozitif kanın annenin negatif kan dolaşımına sızması bile, bağışıklık sisteminin geri döndürülemez bir savunma tepkisi başlatmasına neden olur.
Bu savunma tepkisi, o anki mevcut operasyon için bir tehlike yaratmasa da gelecekteki sağlıklı gebelikleri doğrudan tehdit ederek kürtaj işleminin riskleri içindeki en sinsi komplikasyonu oluşturur. Annenin vücudunda kalıcı olarak oluşan bu antikorlar, sonraki gebeliklerde oluşacak pozitif kan gruplu bebeğe direkt saldırarak rahim içi bebek ölümlerine (hidrops fetalis) sebebiyet verebilir.
Anti-D İmmünglobulin (Kan Uyuşmazlığı İğnesi)
Bu ölümcül tabloyu kesin olarak engellemenin tek ve en güvenilir yolu, operasyondan sonraki ilk yetmiş iki saat içerisinde anneye “kan uyuşmazlığı iğnesi” uygulanmasıdır. Bu basit ama hayati medikal önlem, annenin bağışıklık sistemini baskılayarak o tehlikeli ve zararlı antikorların üretilmesini yüzde yüz oranında bloke eder.
Geçmiş Gebelik Öykülerinin Hekimle Paylaşılması
Hastanın daha önce geçirdiği düşükler, dış gebelikler veya benzer cerrahi kürtaj operasyonları, vücutta daha önceden antikor oluşup oluşmadığının tespiti için devasa bir önem taşır. Hekim, gerekli gördüğü durumlarda kanda antikor varlığını kontrol ederek bu riskli süreci son derece güvenli ve profesyonel bir şekilde yönetir.
Cerrahi Tahliye Sonrası Nadir Görülen Alerjik Ve Anestezik Komplikasyonlar

Vakumlu emme işlemi son derece kısa süren ve risksiz kabul edilen bir prosedür olsa da, hastanın acı çekmemesi için uygulanan anestezi yöntemleri kendi içinde bazı bağımsız tıbbi tehlikeler barındırır. Hastanın önceden bilinmeyen alerjileri veya anestezik maddelere karşı gösterdiği ani aşırı duyarlılık (anafilaksi), operasyon masasında karşılaşılabilecek en acil ve tehlikeli kriz durumlarından biridir.
Sedasyon sırasında solunumun aniden yavaşlaması, tansiyonun tehlikeli boyutta düşmesi veya kalp ritminin bozulması gibi durumlar, kadın doğum uzmanından ziyade anestezi doktorunun anlık müdahalesini gerektirir. Bu tür beklenmedik kimyasal şokları ve hayati komplikasyonları tamamen önlemek için klinikte şu güvenlik adımları izlenmelidir:
-
İşlemden en az sekiz saat önce katı ve sıvı gıda alımının tamamen kesilerek midenin boşaltılması ve solunum yoluna tehlikeli mide asidi kaçmasının önlenmesi.
-
Hastanın geçmişte veya güncel olarak kullandığı tüm reçeteli ilaçların, bitkisel takviyelerin ve bilinen antibiyotik alerjilerinin hekimle eksiksiz paylaşılması.
-
Damar yolundan verilecek anestezik ilacın dozunun, hastanın güncel vücut ağırlığına, kronik hastalık geçmişine ve kardiyolojik tetkik sonuçlarına göre tamamen kişiselleştirilmesi.
Merdiven Altı Kliniklerde Yapılan Müdahalelerin Hukuki Ve Hayati Boyutu
İstenmeyen gebeliğin sonlandırılması, steril klinik şartlarında ve yüksek teknolojik donanımlara sahip resmi onaylı yasal merkezlerde yapılması gereken son derece ciddi bir cerrahi operasyondur. Sadece fiyat uygunluğu veya tamamen gizlilik beklentisiyle tercih edilen ruhsatsız, merdiven altı olarak tabir edilen yasa dışı merkezler, kadınların hayatıyla adeta kumar oynamaktadır.
Bu tür denetimsiz ve yasa dışı yerlerde otoklav cihazlarıyla sterilize edilmemiş, paslı veya başka hastalarda defalarca kullanılmış cerrahi aletlerin bedene temas etmesi, Hepatit C’den HIV virüsüne kadar ölümcül enfeksiyonların doğrudan kana karışmasına yol açar. Ayrıca bu merkezlerde yaşanabilecek olası bir rahim yırtılması veya durdurulamayan iç kanama durumunda yoğun bakım müdahalesi yapılamaması, hastayı dakikalar içinde ölüm riskiyle baş başa bırakır.
Operasyon Sonrası Cinsel Yaşama Erken Dönmenin Yaratacağı Tehlikeler
Cerrahi tahliyenin başarıyla tamamlanmasının ardından hastalar, şiddetli bir fiziksel ağrı hissetmediklerinde dokuların hemen o gün tamamen iyileştiğini düşünerek büyük bir yanılgıya düşmektedirler. Oysa rahim ağzı (serviks), işlem sırasında plastik kanüllerin geçebilmesi için mekanik olarak genişletildiği için eski sıkılığına ve enfeksiyon önleyici koruyucu bariyer özelliğine kavuşması için haftalarca dinlenmeye ihtiyaç duyar.
Hekimin kesin olarak belirlediği bu bekleme süresi dolmadan cinsel yaşama erken dönmek, dışarıdaki patojen bakterilerin açık rahim ağzından direkt olarak tüplere ve yumurtalıklara kadar ilerlemesine zemin hazırlar. Kısırlığa yol açan enfeksiyon riskinin yanı sıra, yeni toparlanmaya başlayan hassas rahim içi zarı, cinsel birleşmenin yaratacağı mekanik sarsıntıyla tekrar kanamaya başlayarak o güne kadarki tüm iyileşme sürecini sıfırlayabilir.
İlginizi çekebileceğimizi düşündüğümüz diğer makalelerimiz:
Kürtaj öncesi hazırlık aşamaları nelerdir?
Kürtaj için en uygun hafta nedir?
Detaylı bilgi için Özel Bahçelievler Kadın Hastalıkları ve Doğum Merkezimizi arayarak ulaşabilirsiniz.
Cep Tel: 0532 414 56 66
Ofis Tel: 0212 603 66 54
E-Mail: [email protected]