AMH Hormonu Nedir? hormonu kadınlarda ve erkekler bulunan bir hormondur ve çoğunlukla kısırlık tedavisi için başvuran kadınlar var olan yumurta rezervini ölçmek için kullanılan bir kan testidir.
Anti-Müllerian hormonunun kısaltılmış adı olan AMH hormonu, kadınlarda folikül adı verilen yumurta keselerinin hücreleri tarafından salgılanır. Over, fallop tüpleri, rahim ve vajina gibi kadınlık organlarını yer aldığı kanala müller kanalı adı verilir.  AMH hormonu, anne karnındaki bebeğin cinsiyetini belirleyen bir hormondur.

Erkek fetüsün testislerinden bulunan sertoli hücreleri, bebeğin gelişimi boyunca hormon salgılar. Bu da erkek bebekte müller kanalının gelişmesini engeller. Fetüsün dişi olması durumunda ise testis dokusu gibi bir doku bulunmadığından müller kanalı, karşıt bir hormon ile karşılaşmadığından gelişimi devam ettirebilir ve dişilik organları oluşur. Bu nedenle de bir anti hormon olan Anti-Müllerian fizyolojik olarak kadınlarda, erkeklere oranla daha az oranda bulunur.

Gebeliğin 36. hastasında iken anne karnındaki dişi fetüsün, yumurtalıklarında ve granülosa hücrelerinde Anti-Müllerian hormonu üretilmeye başlar. Anne karnında başlayan bu süreç fetüsün dünyaya gelişi ve menopoza girişine kadar devam eder. Hormon, folikül seçiminde de görev alan bir hormondur ve yumurtlama süreci boyunca işlevseldir. Preantral foliküller denen küçük foliküller büyüyerek antral foliküllere dönüşür ve bu şekilde de yumurtlama olayı meydana gelir. Yumurta hücrelerinin büyüme hızını ve seçiciliğini de bu hormon belirler.

Anti-Müllerian Hormonu kadınlarda yumurtalıklardaki foliküller tarafından salgılanır. Glikoprotein yapısında var olan AMH hormonu anne karnında yumurtalıkların gelişmeye başlaması birlikte salgılanır ve menopoza kadar devam eder. Menopoz ile yumurtalıkların işlevlerini kaybetmesi ve daha da önemlisi yumurta rezervinin bitmesi ile Anti-Müllerian hormonu, kanda ölçülemeyecek kadar düşük seviyelerde seyretmeye başlar.

AMH Testi Neden Yaptırılır?

AMH testine en çok yumurtalık rezervi ölçmek için başvurulur. Daha anne karnında iken her kadının yumurta sayısı bellidir ve ilk adet görmeden menopoza kadar yumurta hücreleri azalarak tükenir. Over rezervini öğrenmek için en sık kullanılan testler arasında yer alan AMH hormonu testi aynı zamanda menopoz testi için de yapılan bir testtir. PCOS adı verilen bir yumurtalık hastalığı olan Polikistik Over Sendromu tanısı ve yumurtalık fonksiyonlarını ölçmek amacıyla da sık sık başvurulan aynı zamanda yumurtalık kanseri şüphesi ve kanser tedavisi sonrası yumurtalıklarda oluşan hasarın tespit edilmesi için de kullanılan bir testtir.

AMH’nin en büyük özelliği kadınların üreme sağlığı konusunda detaylı bilgiler vermesidir. Bu da fertilite tedavisi için oldukça önemlidir ve tedavi için yol haritası belirlenmesini ve doğru ilaç tedavisinin belirlenmesini sağlar. Yumurta rezervini ölçmek kadının erken menopozda olup olmadığını, yumurta azlığını saptamak için bize çok kıymetli bilgiler verir. Yakın bir tarihe kadar tüp bebek tedavisi ve diğer üreme tedavisi için başvuran hastalarımızın yumurtalık rezerv durumu ölçümü için kullandığımız FSH testi tıptaki yeni gelişmeler ile birlikte yerini AMH hormonu testine bıraktı. Anti-Müllerian, FSM ile kıyaslandığında çok daha net bir şekilde yumurta rezervi ve yumurta kalitesi bilgi veren bir test olduğundan kısırlık testi ve tedavisi için en sık başvurulan test parametrelerinden biri oldu.

Anti-Müllerian Testi Nasıl Yapılır?

AMH hormonu testi kan ile yapılan bir testtir. Kan örneği verirken diğer bazı hormonlar gibi adetli olmayı gerektirmez. Test öncesi açlık ya da tokluk aranmaz. Basit bir kan işleminin ardında testin yapıldığı laboratuvarın yoğunluk durumunda göre en kısa sürede test sonucu açıklanır. AMH hormonu ile birlikte doktorunuz farklı kan değerlerinizi de bakmak isteyebilir. Bunun için tek seferde birden fazla tüp kan alınabilmektedir.

Normal Değeri Kaç Olmalıdır?

Kadınlarda AMH değeri konusu halen tartışılan bir konu olmakla birlikte genel olarak kabul edilen referans değerleri 1-3 ng/dl arasındaki değerlerdir.

AMH hormonu kadınlarda başlıca yumurtalık kapasitesi (over rezervi) değerlendirilmesi amacıyla kullanılır. Bu noktada hedef ise kadının hamile kalabilmesi için hormon seviyelerinin, yumurta üretme yetisinin ve yumurtalık rezervlerinin araştırılması ve tespit edilmelidir.

Anti-Müllerian Düşüklüğü Nedir?

AMH hormonu testi eğer bir gebelik tedavisi için yapılıyorsa değerin 1’den az çıkması yumurta rezervlerinin tükenmek üzere olduğunu ve gebelik için acele davranılması gerektiğini gösterir AMH sonucu düşük olan ve anne olmak isteyen kadınların zaman kaybetmeden çocuk sahibi olmaları önerilir. Gebelik şansını korumak için bu aşamada yumurta dondurma işlemi de kullanılan yöntemler arasında yer alır. Yaklaşık olarak 38 yaşından önce yapılan AHM testi referans değerleri 2.6 – 6.8 ng /ml aralığındadır. Polikistik over sendromu olan hastalarda bu oran 2-3 kat daha yüksek seviyelerdedir. Bu da polistik over olan kişilerin yumurta rezervlerini diğer kişilere göre daha hızlı tükendiğini gösterir.

Anti-Müllerian hormonunu yükseltmek mümkündür?

AMH hormonu yumurta rezervlerini gösteren bir hormondur ve bireyin yaşının artması ile birlikte yumurta rezervi de azalır. Over rezervinin azalması geri döşümü olmayan bir durumdur ve düşük sevilerde seyreden AHM kişinin menopoza doğru ilerlediğini gösterir. Bu durumun bilindik herhangi bir tedavisi yoktur. AMH yükseltmek için bitkisel tedavi, kürler ya da şifalı bitki karışımları işe yaramaz.

AHM düşüklüğü tedavisi olmasa da zamanın en verimli ve doğru şekilde kullanılması hormon seviyesinin düşük seyirli olması durumunda bile gebelik şansı verebilmektedir. Yumurta dondurma işlemi de tercih edilebilecek bir diğer yöntemdir.

Menopoz Yaşını Nasıl Belirlenir?

Yapılan birçok bilimsel çalışmalar ve araştırmaların sonucu menopoz yaşı belirleme için kullanılan en doğru yöntemin AMH testi olduğunu ortaya çıkartmıştır. Over rezervlerinin düşük çıkmasının en önemli sebebi ileri yaştır. Özellikle birinci derece yakınlarında ve ailesinde erken menopoz durumu olan genç yaşta kadınların yumurta rezervlerinin azalması görülebilmektedir. Yaş ile birlikte over rezervi düşüklüğü nedenler şu şekilde sıralanabilir:

  • Yumurtalık ameliyatı geçirmiş olmak
  • Radyoterapi ve kemoterapi gibi tüm vücudu sistematik olarak etkilen sistematik tedaviler görmüş olmak
  • Sigara ve alkol kullanmak
  • Endometriozis da denilen çikolata kisti geçmişi ya da varlığı
  • Obezite
  • Turner Sendromu (kadınlarda görülen ve X kromozomunun olmaması ya da hasarlı olmasından)

Anti-Müllerian Hormonu Testinin Kullanıldığı Diğer Durumlar

  • Yumurtalık rezerv kontrolü
  • Erken menopoz şüphesi
  • Menopoz teşhisinde,
  • Menopoz yaşının tespit edilmesinde,
  • Yumurtalık fonksiyonu bozukluklarında, yumurtalık hastalıklarının tanısında
  • Kanser tedavisi görmüş kişilerde yumurtalıkların aldığı hasarın tespitini görebilmek için
  • Erken ergenlik ve gecikmiş ergenliğin tanısının konulmasında,
  • Polikistik over tanısı konulması için
  • Kısırlık tedavilerinde yumurtalıkların aşırı uyarılması olarak tabir edilen OHSS riskini öngörmek ve engellemek için
  • Tüp bebek başta olmak üzere diğer tüm üreme tedavilerinde başarı şansının ölçmek için
  • Granülosa hücreli yumurtalık kanseri tanısı, tedaviye alınan yanıt ve nükslerin tespiti,
  • Erkeklerde sertoli hücrelerinin üretimi ve sperm üretimini değerlendirmek için de AHM testi kullanılır.

AMH Hormonu Testi Yanıltıcı Olabilir Mi?

Birçok anne adayı, laboratuvar sonuçlarını eline aldığında büyük bir paniğe kapılabilmektedir. Prensip olarak AMH hormonu testi yumurtalık kapasitesi hakkında son derece güvenilir sonuçlar verse de, bazı spesifik çevresel ve medikal faktörler testin doğruluğunu geçici olarak etkileyebilir. Bu durum, sonucun hastanın gerçek over rezervini yansıtmamasına, yani geçici bir yalancı düşüklük tablosuna neden olabilir. Analiz sonuçlarını doğrudan etkileyebilecek ve hastaları yanıltabilecek başlıca faktörleri şu şekilde özetleyebiliriz:

  • Uzun süreli ve kesintisiz doğum kontrol hapı kullanımı, yumurtalıkları baskılayarak ölçümlerde geçici düşüklüklere yol açabilir.

  • Vücuttaki şiddetli D vitamini eksikliği, laboratuvar analizlerinde hormon seviyesinin olduğundan daha düşük çıkmasına zemin hazırlayabilir.

  • Kan numunesinin laboratuvar koşullarında yanlış santrifüj edilmesi veya bekleme süresinin uzaması gibi teknik hatalar sonuçları değiştirebilir.

  • Yakın zamanda geçirilmiş ağır viral enfeksiyonlar veya sistemik inflamatuar durumlar hücresel salınımı anlık olarak baskılayabilir.

AMH Hormonu İle FSH Arasındaki Temel Farklar Nelerdir?

Üreme sağlığı araştırmalarında sıklıkla yan yana anılan bu iki kavram, aslında yumurtalık rezervini değerlendirmede birbirini tamamlayan fakat biyolojik işleyiş bakımından tamamen farklı mekanizmalara sahip hormonlardır. Başarılı bir tüp bebek tedavi protokolü çizilebilmesi için her iki değerin de uzmanlar tarafından klinik olarak çapraz analiz edilmesi gerekir.

FSH Testinin Dinamikleri

Beyindeki hipofiz bezinden salgılanan FSH, yumurtalıkları uyararak her ay folikül büyümesini destekler. Ancak bu hormon, adet döngüsünün yalnızca 2. veya 3. gününde ölçülebilir ve aydan aya ciddi dalgalanmalar gösterir. Yumurtalık rezervi azaldıkça, beyin daha fazla yumurta üretebilmek için paniğe kapılıp FSH salgısını artırır; yani FSH yüksekliği rezervin azaldığını gösteren gecikmeli bir alarmdır.

AMH Testinin Avantajları

FSH’ın aksine doğrudan yumurtalıkların içindeki küçük foliküllerden salgılanan AMH hormonu, ayın her günü (hatta gebelikte bile) sabit bir seviyede kalarak çok daha net bir hücresel tablo çizer. Ayrıca, yumurta havuzundaki kritik azalmayı FSH’tan aylar, hatta yıllar öncesinde haber veren mükemmel bir erken teşhis sistemidir.

Düşük AMH Hormonu Seviyesiyle Doğal Yolla Hamile Kalınır Mı?

Klinik ortamda hastaların en çok endişe duyduğu konuların başında, referans aralığının altındaki değerlerin kesin kısırlık (infertilite) anlamına gelip gelmediği yatar. Tıbbi olarak AMH hormonu seviyesinin düşük olması, yalnızca geriye kalan yumurta havuzunun sayısal olarak azaldığını gösterir; yumurtaların kalitesi veya genetik döllenme yeteneği hakkında kesin bir veri sunmaz. Eğer kadının adet döngüleri düzenli devam ediyorsa, fallop tüpleri açıksa ve eşinin sperm parametrelerinde bir anormallik yoksa, düşük rezerve rağmen kaliteli tek bir yumurtanın döllenmesiyle doğal yollarla gebelik elde edilmesi her zaman ihtimal dahilindedir. Ancak burada yaş faktörü çok kritiktir; ilerleyen yaşlarda kalite de düşeceği için vakit kaybetmeden bilimsel üreme desteklerine başvurmak altın kuraldır.

Genç Yaşta AMH Hormonu Düşüklüğü Neden Olur?

Yumurtalık rezervinin azalması genellikle 30’lu yaşların sonlarında beklenen biyolojik ve kaçınılmaz bir süreçtir. Ancak günümüzde 20’li yaşların başında veya ortasında olan birçok genç kadında da AMH hormonu değerlerinde dramatik düşüşler gözlemlenmektedir. Erken yumurtalık yaşlanması (Prematür Ovarian Yetmezlik) olarak adlandırılan ve genç hastaları şaşırtan bu durumun altında yatan temel sağlık sorunları şunlardır:

  • Genetik yatkınlık ve ailede (anne, abla veya teyze) erken menopoz öyküsünün bulunması.

  • Çikolata kisti (endometriozis) hastalığının yumurtalık dokusunda yarattığı ilerleyici yapısal hasar.

  • Yumurtalık kistleri nedeniyle geçirilmiş ağır jinekolojik cerrahi operasyonların sağlam doku rezervini azaltması.

  • Herhangi bir kanser tedavisi kapsamında alınan agresif kemoterapi veya pelvik bölgeye uygulanan radyoterapi süreçleri.

  • Bağışıklık sisteminin kendi sağlıklı yumurtalık hücrelerine saldırdığı tiroid gibi otoimmün hastalıklar.

AMH Hormonu Ve Yumurta Dondurma Süreci Arasındaki İlişki Nasıldır?

Kariyer planlaması, uzun eğitim hayatı veya henüz doğru eş adayının bulunamaması gibi sosyal nedenlerle anneliği ertelemek isteyen kadınlar için üreme tıbbının sunduğu en büyük devrim yumurta dondurma (kriyoprezervasyon) işlemidir. Bu noktada sürecin ideal zamanlamasını belirleyen en keskin biyobelirteç doğrudan laboratuvar verileridir.

Yumurta Dondurma İşlemi Kimler İçin Uygundur?

Özellikle yapılan rutin jinekolojik kontrollerde AMH hormonu seviyesinin yaşıtlarına göre çok daha hızlı düştüğü tespit edilen bekar kadınlar, yasal düzenlemeler kapsamında yumurta dondurma hakkına sahip olmaktadır. Test sonucunun sıfıra yaklaşması beklenmeden, yumurta hücreleri henüz genç ve kaliteliyken bu işlemin yapılması gelecekteki gebelik şansını maksimuma çıkarır.

Dondurma İşleminin Gelecekteki Avantajları

Zamanında dondurulan oositler (yumurtalar), kadının işlemin yapıldığı tarihteki biyolojik yaşında sabitlenir. Yani hücrelerini genç yaşta donduran bir kadın, ilerleyen yıllarda tüp bebek tedavisiyle bu hücreleri kullandığında, gençliğinin yüksek hücresel kalite avantajlarından tam olarak faydalanmış olur. Böylece zamanın üreme sağlığı üzerindeki baskısı tamamen ortadan kaldırılır.

Tüp bebek ve yumurta bozukluğu konusu için tıklayınız

Detaylı bilgi için istanbul tüp bebek ve kadın sağlığı merkezimizi arayarak ulaşabilirsiniz.
Cep Tel: 0532 414 56 66
Ofis Tel: 0212 603 66 54
E-Mail: [email protected]