Dr. Sait Halil


İçeriğe git

Gebelikte Bulantı Kusma

HAMİLELİKTE MİDE BULANTILARI KABUSUNUZ OLMASIN

Bir kadının hayatının belki de en güzel, en mutlu ve en önemli zaman dilimi olan gebelik döneminin hemen ilk günlerinde pek çok hamilenin korkulu rüyası olan gebelik bulantı ve kusmaları başlar.

Gebelerin yaklaşık % 80'inde görülen bulantı ve kusma şikayetleri genellikle ilk adet gecikmesinin hemen birkaç gün sonrasında başlar ve giderek artarak 8. gebelik haftasında dayanılması en zor günlere ulaşır. Daha sonra yavaşça azalan bulantı ve kusmalar 14. gebelik haftası civarında sona erer.

Türk Böbrek Vakfı Hizmet Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Bölümünden Jin.Op.Dr. Sait Halil gebelik kusması hakkında bilgi verdi.

Gebelik bulantısı oldukça inatçı, tedaviye dirençli ve sinsi bir şekilde nerede ise tüm gün boyu süren tatsız bir duygudur. Kusmalar genellikle sabah saatlerinde daha yoğun olur. Kişiden kişiye çok değişik günlük salınımlar gösteren bulantı ve kusma döneminin bitişi de aynı şekilde çeşitlilik gösterir.

Ani bir şekilde sona eren dönemlerin yanı sıra nerede ise tüm gebelik dönemine yayılan bulantı ve kusmalar da söz konusu olabilir. Gebelik bulantıları genellikle ilk gebelikte daha yoğun olur. Ancak aynı kadının hamilelikleri arasında bulantı süre ve sıklığı açısında ciddi farklılıklar görülebilir.

Çoğul gebelikler, önceden araç tutması rahatsızlığı olanlar, anne ve kız kardeşlerinde gebelik kusması öyküsü olanlar ve migren hastalarında bulantı ve kusmalar daha yoğun olarak ortaya çıkabilir.

Gebelikte görülen bulantı ve kusmanın nedeni tam olarak aydınlatılamamakla birlikte psikolojik faktörlerle hormonal değişimlerin ortak ürünü gibi görülmektedir. Kanda betahcg ve estrogen hormonlarının yüksek oranda bulunduğu ikiz gebelikler ve üzüm gebeliklerde bulantı ve kusma da çok daha şiddetli bir şekilde ortaya çıkmaktadır.

Merkezi sinir sistemindeki bulantı merkezinin hassasiyeti artar ve daha önceki yaşamda etkili olmayan pek çok uyaran ile bulantı ve kusma tetiklenir hale gelir.

Bunlar arasında kokular, besin maddelerinin tatları, ağız boğaza değen fırça gibi yabancı cisim uyaranları en sık rastlananlardır.

Halk arasında bulantı ve kusmanın sağlıklı gebelik işareti olduğuna dair yaygın bir inanış vardır. Bu tam anlamı ile doğru olmamakla birlikte fetusun yaşamadığı gebeliklerde betahcg seviyelerinin düşmesine bağlı bulantılarda hızlı bir azalma yaşandığı da bir gerçektir. Ancak bulantının ne zaman geçeceği her gebeliğe özel olduğundan bulantıların bitmesini kesinlikle fetusun yaşamadığı yönünde yorumlamak da doğru olamaz.

Gebelik bulantı ve kusmasının tedavisinde iki basamak vardır. Bunlardan ilki gebeyi bulantı uyaranlardan mümkün olduğunca uzak tutmaktır. Rahatsız eden kokular (yemek, sigara, parfüm, v.s.), mutfak ortamı, hatta kendi ev ortamından uzaklaştırmak bile gerekebilir.

Mümkün olduğunca az ve sık öğünler, sabah saatlerinde kuru gıda tüketimi, erken gebelikte sağlıklı beslenme konusunda ısrarcı olmamak ve bulantı uyaran yiyecek maddelerini bir dönem tüketmemek, çok gerekli olmadıkça multivitamin ve kan ilacı benzeri mide irritasyonu yapacak ilaçların kullanılmaması, mide yanma ve ekşimelerinin yoğun olduğu dönemlerde soda ve soğuk içeceklerin tüketimi işe yarayabilir.

İkinci sırada doktorun uygun gördüğü dozda B6 vitamini, bulantı önleyici ve mide asidini azaltıcı ilaç tedavileri gelir.

Aşırı Gebelik Kusmasına Dikkat
Aşırı gebelik kusmasında ise durum çok farklıdır. Her gebede görülmesi doğal olan bulantı ve kusmalar aşırı olduğunda vücutta doku ve hücre içi suyunun azalmasına yol açacak bir boyuta erişebilir ve bu durum tüm sistemleri ciddi şekilde olumsuz etkileyen, hastane koşullarında tedavi gerektiren ciddi bir gebelik komplikasyonu haline dönüşür.

Vücuttaki tüm sistemlerin çalışmasında sıvı ve elektrolit dengeleri çok önemli rol oynar. Tüm kasların düzenli kasılmaları, kalbin çalışması, iç organ fonksiyonlarının sürdürülmesinde sıvı - elektrolit dengesi esas olup aşırı gebelik kusması zamanında müdahale edilmediği takdirde çok ağır sonuçlara yol açabilecek bir hastalık durumudur.

Aşırı kilo kaybı, kan potasyum düzeyinin azalması, karaciğer fonksiyonlarında bozulma ve kan pH'sının alkaliye kaymasına kadar yol açabilen ağır hiperemesis gravidarum tablosu gebeliklerin yaklaşık binde ikisinde görülmektedir.

Hiperemesis gravidarum tespit edildiğinde hasta hemen hastaneye yatırılarak tedaviye başlanır. Ağızdan beslenme tamamen kesilerek kan biokimyası ve elektrolit düzeylerindeki dengesizlikler değişik serum kombinasyonları ile düzeltilmeye çalışılır.

Bu arada merkezi sinir sistemi üzerinde etkili güçlü kusma engelleyici ilaçlar ile sıvı kaybının engellenmesine çalışılır. Kardioloji, iç hastalıkları, gastroenteroloji ve psikiyatriden hastanın yönlendirilmesinde yardım alınır.

Bu arada aşırı kusmaya yol açabilecek diğer sistemleri ilgilendiren hastalıkların da incelenmesi gerekir. Bunlar arasında en sık rastlananlar peptik ülser, safra kesesi taşı ya da kolesistit, pankreatit, piyelonefrit ve hipertiroidi sayılabilir.

Hastanın şikayetleri tamamen ortadan kalkıp ağızdan beslenmeye başlanmadan ve kilo kaybı durmadan hastaneden taburcu etmemek gerekir.

Genellikle yoğun bir tedavi protokolü ile ortadan tamamen kalkan ve gebeliğin devamında bebek üzerinde herhangi bir olumsuz etkisi görülmeyen hiperemesis gravidarum, çok nadir vakalarda anne hayatını kurtarmak için gebeliğin sonlandırılmasını gerektirecek kadar ciddi boyutlarda ortaya çıkabilir.



İçeriğe geri dön | Ana menuya dön